Efe ÇİFTCİ

Bilgisayar Mühendisi, Özgür Yazılımcı, Trekkie.

Live Messenger’a Elveda 10 Kasım 2010


Hatırlıyorum da ben orta okula giderken internet yavaş yavaş evlere girmeye başlamıştı; ICQ vardı, IRC vardı arkadaşlarla internet üzerinde iletişim kurmak için, e-posta vardı. Sonra nolduysa oldu, insanlar birden eski alışkanlıklarını 2001 yılında son kullanıcıya sunulan Windows XP ile gelen Windows Messenger ile unuttu, bu teknolojileri kullanmaz oldu. Ben de bu kullanıcılardan birisiyim; ICQ listemdeki arkadaşlar gözükmez oluncaya kadar Windows Messenger ile birlikte ICQ kullanıyordum, pek tabii artık 2005-2006 yıllarına geldiğimizde ICQ’yu da terketmek zorunda kalmıştım.

Bundan 3-4 sene önce Live Messenger ile kullanmaya başladığım adresimden kurtulabilmek için son 1-2 yıldır uğraş veriyordum. Listemdeki arkadaşlar bilirler kendilerine neler yaptığımı 🙂 2 ay boyunca hiç açmamalar falan… Nihayet dün bu adresimden de kalıcı şekilde kurtulmayı başardım. Öncelikle listemde son 1 yıldır hiç gözükmemiş olan adresleri temizlemekle başladım, sonra da hazır elim değdi diyip geri kalan herkesi de silebileceğimi farkettim. Sene olmuş 2010; insanlar artık Facebook kullanıyor, Twitter kullanıyor, Google Talk vs kullanıyor bilgisayardan iletişim kurmak için. Bu düşüncenin de etkisiyle 5 dakika içinde 200 kişilik adres listesi kalıcı şekilde tamamen sıfıra indi 🙂

“Peki niye Live Messenger kullanmamak istiyorsun?” diye sormak isteyen olursa aşağıda listeleyeceğim şeylerden ötürü belki sizde de Live Messenger’a karşı bir tiksinti oluşur:

  • Bu kapalı bir Microsoft teknolojisi; Live Messenger’ın kullandığı MSNP protokolü hakkında rahatça erişilebilir bilgiler veya dökümantasyon yok. Ayrıca tüm işlevselliklerini içeren istemciyi sadece Windows işletim sistemi ailesi için çıkartılıyor. Dolayısıyla da KMess, Kopete, aMSN, Emesene gibi yazılımlar tamamen kendi çabalarıyla Microsoft’un MSNP protokolünü nasıl yürüttüğünü anlamaya çalışıp geriden de olsa yenilikleri takip ediyorlar. Sonra da olaydan bihaber olan kullanıcılar gülüyorlar “Linux’ta msn yok, varsa da kötü” diye…
  • Yenilikten söz etmişken, bu program sadece basit bir kullanıcı listesi ve yazışma penceresinden ibaret idi bir zamanlar. Şimdi ise internette gördüğüm Windows için çıkacak olan en son sürümünün ekran görüntüleri Microsoft’un bu amacından iyice saptığını gösteriyor. Temalar, haber linkleri, reklamlar, Facebook bağlantıları falan… Yahu şu programı bari modüler birşey yapın, ihtiyaç olmayan şeyleri programdan tamamen düşürelim. Bahse girerim bu program çıktığı zaman 150 MB’tan daha fazla bellek kullanır. Tamam bilgisayarlarımızda artık en az 3-4 GB RAM var doğrudur, ama sadece yazışmak için kullanılan bir program için 150 MB fazladır, 100 de fazladır. Gerçi banane, bunu da Windows kullanmaya devam edenler dert etsin 🙂
  • Live Messenger sunucuları kafalarına göre bir kelime filtresi uyguluyor, bu kelimeleri içeren bir ileti gönderilmeye çalışıldığı durumda iletinin ilgili kısmını sansürlemek yerine tüm iletiyi tümden iptal ediyor, biz de ekrana aval aval bakıyoruz “program yazdığım şeyin nesini beğenmedi?” diye.
  • Kişi listesine bir defa eklediğiniz bir adresi bir daha kolayca tamamen silebilmek için bir şansınız yok. Listeden bir adresi silseniz bile programın detaylı ayarlarına gelince “izin verilenler  / engellenenler” gibi listeler altında bu adresler listelenmeye devam ediyor ve buradan da silinebilmelerinin tek yolu karşı tarafın da sizi listesinden silmesi. Evet şu an engellenenler listemde 200’ü aşkın adres var ve eğer yarın bir gün bu adresimin şifresini bir başkaları ele geçirirse listemde eskiden olan arkadaşlar için pek üzülemeyeceğim, arızalı bir iletişim yöntemi kullanmakta oldukları ve “kullanmayacaksın madem, seni listemden silip silmemem niye önemli olsun ki?” dedikleri için.
  • Windows’taki istemci programı açınca program kafasına göre listeme Favorites diye bir grup ekliyor, sonra KMess’e geri dönünce bu sıfır kişilik listeyi elle siliyorum. Sonra tekrar, ve tekrar, ve tekrar…

Düşündükçe bu liste uzar da uzar. Şimdi ne yapacağımı soracaksanız diyeyim: yukarda saydığım kısıtlama ve dezavantajların hiçbirine sahip olmayan Jabber tabanlı Google Talk, Facebook Chat gibi teknolojiler kullanmaya devam edeceğim ve MSN kullanmayacak olmam hiç bir eksikliğe neden olmayacak. Bu teknolojiler de olmazsa zaten cep telefonu diye birşey var 🙂