Efe ÇİFTCİ

Bilgisayar Mühendisi, Özgür Yazılımcı, Trekkie.

Google Chrome OS: İlk İzlenimlerim 1 Aralık 2009


Bugünlerde işletim sistemi sahasında yeni bir oyuncu var: Google Chrome OS. Bugünlerde tabiri caizse “ağzı olan konuşuyor” şeklinde herkesin bambaşka yorumlarda bulunduğu bu işletim sistemi (mesela “disksiz çalışacak”, “RAM’siz çalışacak”, “sıfırdan yazılmış yepyeni bir işletim sistemi” şeklindeki yorumlar) şüphesiz ki bugüne kadar alıştığımız son kullanıcıya yönelik işletim sistemleri kavramını bambaşka bir yöne çekecek.

Google’ın kendi yayınladığı videolarda da belirtildiği gibi; artık tüm faaliyetlerin internet üzerine kaydığı bugünlerde (iletişim, müzik, video, oyun, alışveriş…), yani masaüstlerinin bir kere bile tıklanmayan simgelerle dolup taştığı bugünlerde hantallıktan yerlerde sürünen işletim sistemleri (mesela ilk kurulum ardından 10 GB yer kaplayan örnekler var) yerine yavaş yavaş gelecekte Google Chrome OS’un öncülüğünü yaptığı işletim sistemleri geçecek gibi gözüküyor.

Daha önceleri Linux çekirdeği üzerine inşa ediliyor olduğu haberlerinin kulağımıza geldiği Google Chrome OS’un geride bıraktığımız son 10 gün içersinde kaynak kodları tüm dünyaya açıldı, tüm internette de birden bu kaynak kodları derleyip kullanılabilir sanal bilgisayar imajı olarak paylaşan kaynaklar türedi. Ben de birazcık hazıra konmak yerine oturup kendim bu işin altından kalkmak istedim, internette ilk bulduğum kaynaktaki yazıdan faydalanarak sonuç olarak ortalama 2-3 saat içersinde USB diskten çalışıp takıldığı bilgisayara kurulabilir halde bir Chrome OS elde etmeyi başardım.

Chrome OS’u ilk çalıştırdığımda farkettiğim ilk şey, sistemin gerçekten 4-5 saniye içersinde açılması oldu. Bu başarının elde edilmesinde geliştiricilerin de sözünü ettiği gibi arkaplanda çalışan servislerin çoğunun olmaması önemli bir etken sanırım. Google’ın verdiği söz şu: sistem çalıştırıldığı andan itibaren hiç bir ara servis veya uygulama çalıştırmadan kullanıcı giriş ekranının ardından sadece web tarayıcısını ekrana getirecek.

Dikkatimi çeken bir başka şey ise, Internette daha önceden görmüş olduğum Chrome OS arayüzüne pek benzemeyen bir sistem ile karşılaştığım idi. Güzel bir giriş ekranı ardından gelecek olan geliştirilmiş bir Chrome web tarayıcısı ile karşılaşmayı beklerken, düz mavi bir giriş ekranı ve Chrome web tarayıcısının Linux için var olan sürümünün birebir aynısı ile karşılaştım. Bu haliyle kullandığım işletim sistemi, üzerinde sadece ama sadece Chrome web tarayıcısı kalmış olan (apt bile doğru düzgün çalışmıyor) yarım yamalak bir Ubuntu’yu andırdı.

Chrome OS Kasım2009 Giriş Ekranı Chrome OS Kasım2009 Arayüz

Karşılaşmayı ummadığım kadar kısıtlı bir arayüz nedeniyle kısa sürede sıkıldım, fakat sistemi kapatmak istediğim zaman başarısız oldum; ekranı tamamen kaplayan Chrome’dan başka bir arayüz sunmayan Chrome OS, tarayıcının kapatma seçeneği tıklandığı zaman basitçe tarayıcıyı yeniden başlatıyordu. Ayrıca sisteme bir sonraki girişimde kullanıcı giriş ekranında hatalı bilgiler yazsam bile başarıyla giriş yapabiliyor olduğumu farkettim.

Beklemediğim kadar kısa süren bu deneyimin ardından sonuç olarak şunu demeliyim ki, Chrome OS henüz yolun çok başında. Kararlı sürümünün 2010’un sonlarına doğru çıkacağı söyleniyor, bu kadar uzun bir süre içersinde nice hataların düzeltilip yepyeni özelliklerin sisteme katılacağından şüphe etmiyorum.

Yazının başında da belirttiğim gibi, tüm işi sadece internet ile olan bu işletim sisteminin tüm güzelliklerinden faydalanmamız ülkemizin mevcut internet alt yapısı ile biraz zor olacak gibi gözüküyor fakat dünya genelinde yüksek internet bant genişliğine sahip ülkelerde Chrome OS’un kurulu geleceği bilgisayarların oldukça ilgi göreceğini düşünüyorum.

Chrome OS hakkındaki bir başka yazıya da arkadaşım Sinan‘ın blogundan erişebilirsiniz.